13 Haziran 2009 Cumartesi


BEBEĞİMİZİ GİYDİRMEK
Bebek giysileri seçerken kullanışlı ve rahat olmasına dikkat edin, modayı ikinci plana atın. Sentetik malzemelerden yapılan giysiler bebeğin cildini tahriş edebilir. Her zaman yumuşak, kolay giydirilip çıkarılabilen ve düğme kullanılmayan giysileri tercih edilmelidir. Bebek düğmeleri yutabilir.
Bebeğin büyümesini engelleyecek giysiler kullanılmamalı, onun yerine omuz kısmı ayarlanabilen giysiler, tek parçalı belsiz tulumlar, beli elastik pantolonlar, kenarları geniş giysiler tercih edilmelidir. İlk 3-4 ay için pamuklu tulum giysiler tercih edilmelidir. 2-3 haftadan sonra zıbın yerine pamuklu atlet ya da kısa kollu badiler daha uygun olabilir. Ayaklarına mutlaka çorap, başına şapka giydirilmelidir. Kıyafetlerin etiketleri kesilmeli, bebeğin giysileri yetişkinlerinden ayrı yıkanmalı ve özel bebek deterjanları kullanılmalıdır. İlk 6 aya kadar bebek giysilerinin dikiş yerleri içten ve dıştan ütülenmelidir.
Bebeği kolaylıkla giydirebilmek için kolay giyilip çıkarılabilecek giysiler seçilmelidir. Yakası geniş olan ve boyundan geçerken zorlanmayacak, kolları bol ve az miktarda kapama gereken ler tercih edilmelidir. Kurdeleleri veya bağları olan giysiler bağcıklar bebeğin boynuna dolanabileceği için tehlikelidir.
Bebeğiniz ve sizin için giydirmeyi kolaylaştırabilecek bazı ipuçları:
Bebeğinizi yatak, karyola veya değiştirme masası gibi düz bir yüzeyde giydirin. Bebeğiniz oturabildiğinde ise kucağınızda giydirin. Bebeğe giysisini giydirirken yakasını ve boynu iyice açın. Giysiyi boyundan geçirirken mümkün olduğunca açmaya ve germeye çalışın ve kulaklarla buruna takılmasına engel olun. Bebek kafası giysinin içinde kaldığında ürküp huzursuz olabilir, bunu ‘anne neredeymiş’, ‘işte buradaymış’ gibi cümlelerle oyun haline getirin. Giysilerin kollarını giydirirken kol bölümünün içinden elinizi geçirerek bebeğinizin elini tutun ve çekin.
Giyside fermuar varsa kapatırken bebeğin cildini sıkıştırmamaya dikkat edin. Bebeğin giysilerini çıkarırken sırtını ve başını destekleyerek önce başını çıkarın. Daha sonra yakasını açın. Daha sonra yakasını açın ve yüzünden uzak tutarak kafasından sıyırın. Bebeği giydirip soyarken konuşarak oyalayın. Ne yaptığınızı, giydirdiğiniz giysinin ne renk olduğu, vücut parçalarının neler olduğu gibi konularda konuşarak bebeğinizin öğrenmesini uyarın.
Bebeği ne kadar giydirelim?Çevrenizdeki sizi ve bebeği seven insanlar, örneğin büyükanneler yeni anneye çok güvenmezler ve bebeğin az giydirildiğini düşünürler. Oysa bebeğin fazla giydirilmesine gerek yoktur ve aşırı giyim bebeğin ısı dengesini bozar. Bebeğin ısınıp ısınmadığını anlamak için ellerini ölçü olarak almak doğru değildir. Bebeklerin elleri ve ayakları vücudunun diğer yerlerinden daha soğuktur ve bunun nedeni dolaşım sisteminin yeterince olgunlaşmamış olmasıdır. Bebeğiniz hapşırdığında üşüdüğünü düşünmeyin; güneş ışığına tepki veriyor veya burnunu temizliyor olabilir. Yabancılara değil bebeğinize kulak verin. Bebeğinizin üşüdüğünden şüpheleniyorsanız elinizin tersiyle bebeğinizin ensesini, kollarını ve giysilerin altında kalan bölgeleri kontrol edin.
Her türlü hava koşulunda ısıtılması gereken tek yer bebeğin başıdır; bebeğin başı örtülmediğinde ısı kaybı fazla olur ve çoğu bebek başında yeteri kadar saç olmadığı için üşür. Sıcak günlerde de siperli şapka takarak bebek güneşten korunmalıdır.
Soğuk havada bebeği giydirirken birkaç hafif kat giysi tek bir kalın giysi tabakasından daha iyi korur. Ayrıca sıcak yerlerde üstteki katı çıkarma imkanı olur.Deneyler çevre sıcaklığı 29 derece civarına geldiğinde vücudun sıcaklık üretimini durdurduğunu göstermektedir. Buna göre normal doğum ağırlığındaki bir bebeğin giyimi bulunduğu ortamın sıcaklığına göre çabuk değişebilir olmalıdır.Bebeğin asıl ısı kaybı başından olmaktadır. Buna göre başı korunmalıdır.Derin uykuda bebek soğuğa daha duyarlı olmaktadır. Derin uykuda bebek arada sırada kontrol edilmelidir.

Bebeğin üşüdüğünün belirtileri:
Nefes alma hızı artar.
Huzursuzdur.
Bebek daha çok üşüdükçe daha sakinleşir. Ve bu halde onu sarmak içerideki soguk kiyafetlerin izolasyonuna ve bebegin daha çok üşümesine yol açar. Bu durumda bebek sicak bir ortamda soyulmali ve kiyafetleri degiştirilmelidir. Fazla sicakliginin farkinda olun.Yazın bebeklerin kıyafetlerinin pamuklu olmasına özen gösterin. Sentetik kaçının.
Eğer bebek çıplak iken mutluysa ortam müsaitse bırakın çıplak kalsın. Dışarıda ise güneşten koruyun.

11 Haziran 2009 Perşembe

BABAM


BABAM VE TORUNU ZEYNEP...
BABAMIN VE TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜN EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLUYORUM...

Ünlü babalar çocuklarıyla kamera karşısında...






Şov dünyasının ünlü babaları AÇEV için çocuklarıyla birlikte kamera karşısına geçti. Ortaya birbirinden güzel fotoğraflar çıktı… AÇEV’in düzenlediği BADEP (Baba Destek Programı) , aralarında Aziz Sarıyer, Behzat Uygur, Celal Çapa, Cem Davran, Hidayet Türkoğlu, Kerem Görsev, Levent Üzümcü, Tamer Karadağlı gibi isimlerin olduğu "Canım Babam" fotoğraf sergisi 11 – 25 Haziran tarihleri arasında İstinye Park Meydan’da sergileniyor. Çocuğun çok yönlü gelişimine ve eğitimine katkıda bulunmayı hedefleyen fotoğraf sergisi 50 ünlü ve başarılı babayı, fotoğraf sanatçısı Nurhan Artar’ ın objektifinden yansıttı. Çünkü eğitilmiş anne ve babalar aydınlık bir geleceğin garantisi. Proje tasarımcısı Banu Bildik’in önderliğinde, Müge Gürel ve Aslıhan Ketenci'nin bireysel sorumluluk sinerjisiyle yarattığı bu projeyle, katılımcı babalar bir yandan bireysel sorumluluklarını yerine getirirken, bir yandan da AÇEV’in BADEP programına gelir sağlamış oldular.

8 Haziran 2009 Pazartesi

HAZİRAN AYI ANNELİK YOLUNDA HAMİLE KURSU SIRASINDA NEFES EGZERSİZLERİ YAPARKEN..





Doğum eyleminde uygulayacağınız doğru nefes alma-verme tekniklerini gebelik döneminizde ne kadar sık uygularsanız bu teknikleri o kadar iyi öğrenirsiniz.

Doğum eylemi esnasında doğru nefes alıp verme iki açıdan önemlidir: doğum eyleminde belli aralıklarla gelen uterus kasılmaları esnasında bebeğinize giden kan akımı nispi olarak azalır. Bu fizyolojik, yani normal bir durumdur. Siz bu esnada derin bir nefes aldığınızda kanınıza normal bir nefeste geçtiğinden daha fazla oksijen geçer ve bu ek oksijen kasılmalar esnasında bebeğinizin oksijensiz kalmasını önler.

Doğru nefes alıp vermenin diğer bir önemi de şudur: kasılmalar esnasında duyacağınız muhtemel ağrı, zihinsel olarak daha çok doğru nefes alıp vermeye odaklanmış olmanız nedeniyle daha hafif olarak algılanacaktır.

Alıştırmalar:
Gevşeme: Yere yatın ve dizlerinizi bükün. Vücudunuzdaki bütün kasları bilinçli bir şekilde teker teker gevşetin. Bunun ne kadar zor olduğunu denedikçe göreceksiniz. Tüm kaslarınızı gevşettiğinizi düşündüğünüzde bile tekrar yaptığınız bir kontrolde bazı kaslarınızın halen kasılı olduğunu görebilirsiniz. Tümüyle gevşemiş olmaya özen gösterin.

Derin nefes alma-verme: Tümüyle gevşediğinizden eminseniz sanki 45-50 saniye süren bir kasılmanız varmış gibi hissetmeye çalışın. Burnunuzdan (eğer burun tıkanıklığınız varsa ağzınızdan) içinize mümkün olduğunca ve yavaş yavaş derin bir nefes çekin, bu nefesi yine yavaş yavaş ağzınızdan dışarı verin. Bu esnada bütün kaslarınızın gevşek olduğunu tekrar kontrol edin. Kafanızda canlandırdığınız kasılmalar devam ettikçe bu işleme devam edin.

Dikkat: Nefes alıp verme işlemini çok hızlı yaparsanız, kanınızdaki karbondioksit hızlı bir şekilde azalabilir, bu da geçici bilinç kaybına kadar gidebilen durumlara yol açabilir, bu nedenle derin nefes alma işlemini yavaş yavaş uygulayın. 45-50 saniye süren bir kasılmada 5-7 adet nefes alma-verme uygundur.

Karından nefes alma tekniği: Bu egzersiz karın kaslarınızın gevşemesine yardımcı olduğu gibi, kasılı kasların uterus üzerine gereksiz baskı yapmasını engeller:

Yere uzanın ve ellerinizi karnınızın üzerine yerleştirin. Derin bir nefes alarak karnınızın “şişmesini” sağlayın. İçinizden beşe kadar saydığınız sürede bu pozisyonu koruyun. Nefesi ağzınızdan verin ve bu işlemi 4-5 kez tekrarlayın.

İKİZ BEBEKLERİ YETİŞTİRİRKEN....


Bebbeklerin dönemlerinin koşturmasını atlatmakla da bu mcera bitmiyor. İkiz li yaşam her zaman özel bir ilgi, özen ve hassasiyet gerektiriyor.İkizlerin büyüme evrelerinde onlara yaklaşım şekilleri çok büyük önem kazanıyor.Her ne kadar aynı rahmi dokuz ay paylaşmış olsalar da , tıpa tıp aynı görünüşe sahip olsalar da , sonuçta onlar farklı bireyler. Birbirlerinden çok farklı karakterleren sahip olduklarını unutmamak gerekir.

İkiz bebeklere sahip anne-baba bebeklerinin bireysel kimliklerini nasıl geliştireceklerini merak ederler.
Birbirlerine hem fiziksel olarak benzeyen hamö de aynı yaşam çevresşinde büyüyen çocukların, bireysel kimliklerini nasıl daha iyiy gelişt
recekleri her zaman önemli bir soru, hatta genellikle kaygı unsuru oluşturmuştur. Oysa ki çocukların doğuştan getirdikleri kendilerine özgü karakter özellikleri, anne -bablarının onlara kazandırdıkları özellikler değildir.Bu gerçeğin anne- babalar tarfınadan hatırlanmasının onlaerın omuzlarında hissedecekleri baskıyı azalatacaktır diye düşünüyorum.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:

Özellikle 18 ay ve 3 yaş arasındaki dönem, çocuğun, bireysel farklılıklarını fark ederek bunu pekiştirdiği bir dönemdir.İşte bu dönem de anne-babaların çocuklarının kimlikj gelişimini desteklemek için yapabileceüiniz bazı şeyler vardır:
* İkiz bebeklerinize sesleri birbirinden çok farklı ola isimler verin.Eğer verdiğiniz isimler birbirine çok yakın benzer seslere sahip isimlerse bu durum daçocuklarınıza uygun takmna adlar takarak onlara seslenebilirsiniz.

*İkiz çocukalrınızı bir örnek giydirmemeye özen gösterin.Böylece başkaları da hasngisinin hangisi olduğunu karıştırmayacaktır.Çevrelerindeki kişilerin onları birbirlerine karıştırmaları çocukların kafalatrını daha da karıştırır.
ini birbirlerinden ayrı dolapşlara yerleştirin.Her çocuğun kendisine ait olduğunu bilmeye, böylece de kendi giyim tarzını mümkün olduğunca kardeşindem bağımsız olarak geliştirmeye ihtiyacı vardır.

*Çocukların kıyafetlerinde olduğu gibi , hangi oyunvağın kime ait olduğunu bilmesi gerekir.Paylaşmanın temel koşulunun, önceliklere sahip olmak olduğunun unutulmaması gerekir.Eğer sahip oldukları her ikisine birden ait olursa , çocuklar zaman içinde kendilerini ayrı bir birey olarak algılamakta zorluk çekebilirler.

*Doğum günlrinde küçük de olsa ayrı ayrı doğum günü pastalarının yapılamsı, her ikisinin de ortak bir hediye yerine ayrı ayrı hediyeler verilmesi ve çevrenin de bu konu da özen göstermesi önemlidir.
* Çocuklarınızın elbiseler

İKİZ BEBEK BEKLEYENLERİN DOĞUM ÖNCESİ HAZIRLIKLARINDA DİKKAT ETMELERİ GEREKENELER:

* Büyükanneler bile olsa misafirlerin ne kadar süre ile kalacağını önceden planlayın.
*Bebek odasını hazırlayın.
*0-6 ay arasında kullanbileceğiniz 2 beşik satın alınız.
* Klasik bebek setlerinden 2 set hazırlayın
*Anne için emzirmeyi kolaylaştıraxcak gecelikler satın alın.
*Evde bebekleriniz için bir yer ayarlaması yapın.Gerekirse evin düzenini değiştirin.Onlar için ferah ve raahjat bir ortanm hazırlayın.
*Bir bebek bakıcısı ayarlayın veya imkanlar dahilinde aile fertlerinden size yardımcı olabilecek birini ayarlayın.
* Biryardımcıya ihtiyaç duyup,-duymayacağınıza karar verin.Yumurta kapıya geldiğinde istediğiniz özellikyte birini ayarlamak zor olabiliri.
* Eşinizi bakımların dışında tutmayın. Bırakın o da babalık duygususnu özgürce yaşasın.
* Annelik içgüdünüze dikkat edein.Gerekenden fazla korumacı tavırhem bebekleri hem de çevrenizle olan ilişkinize zarar verecektir.
* Bebeklerinizin size ihtiyacı var; ancak bu sizin kendinize özen göstermenizi engellememeli.Kendinizi unutmayın.
* En önemlisi; ikizlerinizin babasının size ihtiyacı olduğunu gözünüzden kaçırmayın.

KUZEYİN DİŞ BUĞDAYINDAN GÖRÜNTÜLER